Kalbinize Sahip Çıkın
Kalbinize Sahip Çıkın  | DoktorMurat.Net - Sağlık Yaşam Rehberiniz  |  İletişim
Bizi Twitter'dan Takip Edin
Kalbinize Sahip Çıkın Kitabının Tamamı
 
 
Etiket Bulutu
Şeker, kalp, kalp damar, sigara, tatlandırıcı, şeker hastası, hipoglisemi, ilaç,
 
 
KALBİNİZE SAHİP ÇIKIN
Bu Kitabı Satın Almak İçin Tıklayın...
 
 
Şekeri Düşürmek
           Şekerin kalp damar hastalığının oluşumunda ne kadar önemli olduğundan bahsetmiştim. Önceki sayfalarda verdiğim diyetlerin hepsinin ortak yönü şekerin kısıtlanmasıdır. Buna rağmen şekeri yüksek olanların ekstra önlemler almaları gerekir.
1-Her türlü şekerden ve şekerli yiyeceklerden uzak durun. İlk günler bu size zor gelecektir ama zaman geçtikçe şekerli yiyecekleri daha az istediğinizi fark edeceksiniz. Hayatınız boyunca içeceğiniz çay ve kahveyle gereksiz yere aldığınız şeker miktarını göz önüne alırsanız göstereceğiniz çabaya değeceğinizi anlarsınız. Bazıları şekeri tam kesmek yerine azaltmayı tercih ederler. Hâlbuki şeker bağımlılığı sigara bağımlılığına benzer; azaltmak zordur. 
Günde üç adet sigara ile yetinen insan sayısı parmakla gösterilecek kadar azdır, sanki bu konuda yazılı olmayan bir kanun varmış gibi çoğunluk günde bir pakete demir atar. Benzer olarak çoğumuz (ben dâhil) “şekeri azaltın” tavsiyesine uymakta zorlanırız. Aslında bunun nedenlerinden biri şekerin aynı nikotin gibi bağımlılık yapmasıdır. Çoğu tatlı düşkünü insan aslında şeker bağımlısı olduğunu bilmez. Bazıları da şeker yer ama yediğini kabul etmez, “şekerden uzak durun” dediğimde hemen “zaten sen şeker yemiyorum” diye itiraz ederler. Bu hastalara kastettiğim şeyin ağzımıza kesme şeker atmak olmadığını belirtiyorum. “Çaya bir tane şeker atmaktan bir şey olmaz”, “haftada bir iki dondurma normaldir”, “ayda bir baklava diliminden ne olacak” derken bir bakarız ki dünyanın şekerini almışız. Bu arada ekmek, patates, pilav, makarna gibi nişasta temelli besinlerin hepsinin vücutta şekere döndüğünü de unutmayalım.
            Ben kendi namıma çareyi buldum, her seferinde “az mı yedim çok mu yedim” muhasebesi yapmak yerine bir karar aldım ve “şekeri tam olarak bıraktım.” Size de öneririm, gelecekte şeker hastası olmak istemiyorsanız, kalp damar, böbrek, göz sorunları ile boğuşmak istemiyorsanız şekeri ve şekerli gıdaları tam olarak bırakın.
2-Kola ve gazlı içeceklerden uzak durun. Bir şişe kolada 11 çay kaşığı şeker olduğunu unutmayın.        
3-İçinde beyaz şeker olan her şeyden uzak durun. İdeal olanı şeker ve şekerli maddeleri hiç kullanmamaktır.
4-Esmer şeker kullanmayın
            Çoğumuz esmer şekerin saflaştırılmamış doğal şeker olduğunu sanırız ama aslında esmer şeker ile kristalize şeker arasında fazla bir fark yoktur. Şöyle ki günümüzde esmer şeker saflaştırılmış kristalize şekerin içine melas ilavesi ile elde edilmektedir. Bir diğer deyimle esmer şekerin % 90’ ı bildiğimiz beyaz şekerdir. Esmer şeker imal etmek istiyorsanız dokuz kaşık pudra şekerine bir kaşık melas karıştırın. Yeteri kadar sabırla karıştırırsanız esmer şeker olduğunu görürsünüz. Kalori miktarları birbirine çok yakın olduğu için zayıflayan kişilerin beyaz şeker yerine esmer şeker kullanmasının hiçbir yararı yoktur. 100 gram esmer şeker 373 kilokalori, aynı miktarda beyaz şeker 396 kilokalori içerir.
5-Kesinlikle tatlandırıcı kullanmayın.
            Yanlış beslenme alışkanlıklarını değiştirmek kadar zor bir şey yoktur. 'Şeker hem zararlı, hem kalorisi yüksek, o halde tatlandırıcı kullanalım' ön yargısı yüzünden pek çok kişi cebinde tatlandırıcıyla dolaşıyor. Hâlbuki tatlandırıcılar en az şeker kadar (hatta bazıları şekerden fazla) zararlıdır. Bu arada 'tatlandırıcı kullanmıyorum' diyenlerin de fark etmeden aldıkları tatlandırıcılara dikkat etmesi gerekiyor. Sakız çiğnediğinizde, soda, diyet kola içtiğinizde, şeker hastaları için hazırlanmış tatlılarda, kahvaltı gevreklerinde hatta bazı ilaçlarda (Alka Seltzer Plus, bazı Tylenol türleri) tatlandırıcı vardır. Meyveli yoğurt başta olmak üzere ambalajında 'şeker yoktur' yazan ama size tatlı gelen pek çok ürününü içinde tatlandırıcı bulunur.
            Gerek hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar gerekse insan çalışmaları gösteriyor ki tatlandırıcıların kilo verdirme, zayıflatma gibi etkisi yok. Dahası kalori yok diye tatlandırıcı kullanan insanlar, kullanmayanlara göre daha çok yiyor ve kilo alıyor. Bilim adamları, tatlandırıcıların sadece dili kandırdığını, buna karşılık doyma hissi oluşturmadığı için daha çok yememize neden olduklarını söylüyor. Tatlandırıcıların da sigara alkol gibi bağımlılık yaptığını unutmayın.
6-Şeker ilacına erken başlamayın
Çağımız ilaç çağı. Büyük ilaç firmaları hastaları iyi etmek için çalışıyorlar! Mademki diyorlar şeker zararlı “Biz de ilaç vererek şekeri düşürürüz.”
Çoğu şeker hastası (ve doktor) aynı yanılgıya düşürüyor, ilaçla şekeri düşürmenin kendilerini şeker hastalığının zararlarından koruyacağını düşünüyorlar. Şunu unutmayın ki zayıflamadan ve diyet yapmadan sadece ilaç ile şekeri düşürmenin sağlığınız ve yaşam süreniz üzerinde fazla bir olumlu katkısı olmaz. Bu yüzden şeker ilacına erken başlanmasına kesinlikle karşıyım. Bu tip erken ilaç müdahalelerinin hiçbir yararı olmadığı gibi “ani ölüm” riskini de artırdığı gösterilmiştir. “Bu ilacı al, kolay kilo verirsin” söylemine kanmak, şeker ilacı ile kilo vermek “sağlıklı zayıflama” için doğru bir yol değildir.     
            İç hastalıkları ihtisasımı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde yaptım. Kıymetli hocalarımızdan kulaklarımıza küpe olacak pek çok şey öğrendik. Onlardan birisi de şuydu: “Hastayı biraz şekerli tutmak, şekeri aşırı düşürmekten iyidir.” Geçen yılların bu kabûlü değiştirmediğini düşünüyorum.   
            Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü şeker seviyesini fazla düşüren kuvvetli tedavi ile standart tedaviyi kıyaslayan bir çalışmanın sonuçlarını yayınladı (Accord çalışması). 10 bin tip II diabet hastası üzerinde yapılan çalışmaya göre şekeri daha aşağıda tutulmaya çalışılan grupta, standart tedavi alan gruba kıyasla ani ölüm oranı daha yüksek bulunuyor. Şeker yüksekliği olmadan şeker ilacı almak hipoglisemi riskini artırır. Hipoglisemi, kafada sersemlik hissi, fenalık ve daha ileri dönemlerinde baygınlık hissi hatta komaya neden olabilir.
Bu araştırmadan ilaç tedavisi alan şeker hastaları için şöyle bir sonuç çıkarabiliriz: Kan şekeri ölçümlerinizde sık sık düşük değerler görüyorsanız veya üç aylık şekeriniz (HbA1C değeriniz) 6.0'nın altında çıkıyorsa ilaç dozunun yeniden ayarlaması için doktorunuza danışmanızda yarar olabilir.
7-Normal kilonuza inin. Obez olan şeker hastaları zayıflayarak şekerden kurtulabilir veya kullandıkları ilaç miktarını azaltabilirler.
8-Bazı ilaçlar şeker hastalığına neden olur. Şekere yatkınlığı olanların ve kilolu kişilerin tansiyon ilacı olarak beta bloker veya idrar söktürücü ilaç kullanmalarının ilerde şeker hastası olma ihtimallerini % 28-50 oranında artırdığı gösterilmiştir. Kolesterol ilaçlarının da (statin grubu) az da olsa şeker yükselmesine neden olduğu gösterilmiştir. Doktorunuzla konuşarak kullandığınız ilaçların şeker hastalarında güvenle kullanılan gruplardan birisinden olduğundan emin olun.


Bu haberi paylaş
 
 
Copyright © 2010 - 2014
Kalbinize Sahip Çıkın, Kalp krizi, kalp agrisi, kalp hastaliklari, kalp krizi tedavisi, kapsamli yasam degisikligi programi